Balık tüketiminde sınıfta kaldık
Haber Tarih : 21 Mart 2008, 13:47
Balık tüketiminde sınıfta kaldık
Türkiye’de, balık tüketimi dünya ortalamasının yarısı düzeyinde


Üç yanı denizlerle çevrili olması nedeniyle balık yönünden olduğu kadar balık çeşitleriyle zengin olan Türkiye’de, balık tüketimi dünya ortalamasının yarısı düzeyinde.

Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye’de kişi başına balık tüketimi yılda 8 kilogram seviyesinde bulunuyor. Dünyada ise yılda kişi başına yılda ortalama 16 kilogram balık tüketilirken, Avrupa Birliğinde (AB) yıllık tüketim kişi başına 22 kilogram düzeyinde. Kişi başına tüketim AB ülkeleri ile kıyaslandığında üretim yönünden 7. sırada bulunan Türkiye AB sıralamasında tüketimde son sırada yer alıyor

Türkiye’nin dünya ortalamasına ulaşması için mevcut üretimini 2 kat, AB seviyesine ulaşması için ise 3 kat artırması gerekiyor.

Türkiye’de kişi başına yıllık 8 kilogram olan tüketimin 2013 yılına kadar 10,3 kg düzeyine ulaşması bekleniyor. Bu da 6 yıl sonra yine ülkedeki balık tüketiminin dünya ortalamasının altında kalacağını gözler önüne koyuyor.

ÜRETİM VE İHRACAT
Verilere göre, Türkiye’nin yetiştiricilik yoluyla ulaşması düşünülen üretim beklentisi, yurt içi talep beklentisi civarında olup, buna ihraç edilmesi beklenen miktarın eklenmesiyle 2013 yılında 200 bin ton gerçekleşmesi bekleniyor.

Yetiştiricilikten sağlanan üretim önemli bir ihraç kalemini oluşturuyor. Buna göre 2007 yılında balık yetiştiriciliği ihracat beklentisi 2007 yılında 131 milyon dolar. Su ürünleri yetiştiriciliğinin 2013 yılında 195 milyon dolarlık bir ihracat değerine ulaşması bekleniyor. Türkiye’de daha çok çipura ve levrek taze balık olarak ihraç ediliyor ve ihracatın yüzde 90’ı AB’ye yapılıyor.

Hedeflenin üretim düzeyine ulaşabilmek için ise yumurta ve yavru balık ithalatı da zorunlu görülüyor. Buna göre bu yılın sonunda 20 milyon adet yavru balık, 21 milyon adet de balık yumurtasının ithal edilmesi bekleniyor. 2013 yılında ise bu rakamın yavru balık ithalatında 40 milyon adet, balık yumurtası ithalatında ise 25 milyon adete yükselmesi öngörülüyor.

FİYATLARIN DÜZENE GİRMESİ TÜKETİMİ ARTIRABİLİR
Balık fiyatlarının yüksekliği su ürünlerini hem taze olarak tüketimini azaltırken, hem de işlenmesini kısıtlıyor. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de balık fiyatları günlük olarak değişiyor ve bir fiyat istikrarı bulunmuyor.

Piyasaya müdahale sisteminin tesis edilemediği Türkiye’de balık fiyatlarının düzene girmesi hem kişi başına tüketimi hem de işletmelerin bütçe ve işleyebilecekleri miktar üzerinden yurtdışı bağlantılarını etkilemesi bekleniyor. İşlenmiş balık fiyatlarının yüksek olmasının bir diğer nedeni de soğuk depolama giderlerinden kaynaklanıyor.

Yetiştiriciliği yapılan su ürünlerinin satışı pazar merkezlerinde doğrudan perakendeciler ile toptancı ve ihracatçı firmalara yapılıyor. Küçük üreticiler ise özellikle turistlerin yoğun olduğu güney bölgelerinde faaliyet gösterirken, yerel pazarlar ile çiftlikten satışlara daha fazla bağımlı kalınıyor.

TÜRKİYE’NİN BALIKÇILIK MEVZUATI AB’YE UYUMSUZ
Öte yandan AB’ye uyum sürecinde bugüne kadar ihmal edilmiş kayıtsız avcılık ve balık satışlarının önlenmesi, avcılık ve pazarlama faaliyetlerinin izlenmesi, gıda güvenliği ve kalite unsurlarının ön planda tutulması konularında Türkiye’nin mevcut idari yapısını değiştirmesi gerekirken, ülkenin balıkçılık mevzuatının AB mevzuatı ile büyük ölçüde uyumsuz olduğu görülüyor.